| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Free Photo hosting by PhotoLava.com



acelayouts.com
musâmere

musâmere
http://musamere.blogcu.com
**" SOSYAL GÜVENLİK KAVRAMININ TANIMI VE SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMLERİNİN AMAÇLARI Sosyal güvenlik bireylerin istek ve iradeleri dışında oluşan fiziksel ve sosyal risklerin, kendilerinin ve geçindirmekle yükümlü oldukları kişilerin üzerlerindeki gelir azaltıcı ve harcama artırıcı etkilerini azaltmak ve kişilere sağlıklı ve asgari bir hayat standardını garanti edebilmek olarak tanımlanabilir. Diğer bir deyişle, sosyal güvenlik insanların bulundukları toplumlarda insan onuruna yakışır bir şekilde, başka insanlara muhtaç olmadan yaşamalarının ve kişisel özgürlüklerinin teminatıdır. İnsanlık tarihinin her döneminde, bireyler kendilerini bir takım risklere karşı korumak ihtiyacı duymuşlardır. Bu anlamda sosyal güvenlik kavramı insanlık kadar eski bir olgudur ve tarih boyunca toplumsal hayatın önemli bir parçası olmuştur. Deniz Olurum Bir çocuk olurum bazen, Annemin elinden sıyrıldım mı Koşmaya başlarım yağmur birikintilerinin içinden Annemin kızmalarına inat. Bir lise talebesi olurum bazen, İlk sigaramı içer, biramı yudumladım mı değme keyfime Ne dert kalır ne tasa sevdiğim kızdan başka... Evinin ekmek derdine düşmüş bir işçi olurum bazen, Ha unutmadan arada bir de, 1970’lere gider solcu olurum, devrim yaparım zannımca, Ceset olurum dar ağaçlarında Kan olurum damarlarda Su olurum çöllerde Aşk olurum sevdalı gönüllerde Bir de şair olurum yanık yüreklerde. Atatürk olurum kurtuluş savaşında Ahmed Arif olurum şiire hasretlerde Mecnun olurum aşık gönüllerde Deniz gezmiş olurum Gemerek’te, Şarkişla’da Bir de yanarım Madımak’ta, Sivas’ta... Deniz Toprak PC görünüşlü, Mac duruşlu sevdiğim Yaşanılanları Kontrol-S ile kaydedip, Kontrol-Z ile geri yaşıyorum Ben sevdamı download edip masaüstüne alıyorum. En çokta ekranı kapladığın o anı özlüyorum Italik yürüyüşlüm, Bold bakışlı sevdiğim... Öyle bir halt yedim ki, sakın affetme beni Simge durumuna küçült, saatlerce beklet beni Tüm sistemlerimi çökert, Ziple sıkıştır ve parçala Alt F4 ile kapat, Shift ile değiştir beni Kedinin mousela oynadığı gibi oyna, Manzaralı mouse pedinde gezdir beni Yeni bir pencere açalım ve unutalım her şeyi Geri dönüşüm kutusuna gönderelim maziyi Kısa yol oluştur fazla bekletme bu seveni En çok Flash Animasyonlu halini özlüyorum PC görünüşlü, Mac duruşlu sevdiğim Kalpten kalbe bağlantım bağlantısı yapılır Kapanır kapılar, ağa oturum açılır Sevdamız monitöre saniyelerle yazılır Disconnect olursam beni yine arar mısın? Masaüstünde bulamazsan belgelerime bakar mısın? Yokluğunda erişim paketi teselli olmasa da Değişiklikleri kaydedip, yeniden bağlanır mısın? Herkesi sen,.....dostun mu sandın,......belki ol..............ağyâr olur. Sadıkâne,.........belki ol...................... âlemde bir.........didâr olur. Yâr olur,...........ağyâr olur,.................didâr olur,.........serdâr olur.Sanma şâhım,...herkesi sen................sadıkâne...........yâr olur. promosyona hayır! öz hâkiki indirim indirin!!! promosyona hayır! sözde değil ÖZ'de indirim indirin!!! Bir Kuruş'un Hâk'kını Aramak İçin Alan Râzı Satan Râzı"**



REKLAMSIZ KESİNTİSİZ SİNEMA KEYFİ TRT 1 HER ÇARŞAMBA SAAT:20:30

HERŞEY TÜRKİYE  İÇİN

POPSAATİ & PEOPLECLOCK

"DÜNYA'NIN TÜRKÜSÜ" "dünya'nın bütün sabahları"

Yazılar arşiv 11.2007 Other entries in 2007-11 resimler , videolar

Beco hocayı öğrencileri anlattı

Beco hocayı öğrencileri anlattı

Beco hocayı öğrencileri anlattı
Türkiye'de sosyal bilimler alanında önce isim Prof. Mübeccel Kıray (sağda), Prof. Dr. Deniz Kandiyoti ve Prof. Dr. Ayhan Aktar ile.
Cumhuriyet'le birlikte doğan ve 10 Kasım'da toprağa verilen Prof. Dr. Mübeccel Kıray'ı dün öğrencileri ve öğrencilerinin öğrencileri son yolculuğuna uğurladı

11/11/2007 (835 kişi okudu)

RADİKAL - İSTANBUL - ODTÜ Sosyoloji Bölümü'nün kurucusu 'sosyoloji duayeni' Prof. Dr. Mübeccel Kıray'ı son yolculuğuna öğrencileri yalnız bırakmadı. 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti'yle birlikte doğan Prof. Dr. Mübeccel Kıray, dün Atatürk'ün 69'uncu ölüm yıldönümünde uğurlandı.
Levent Camii'nde kılınan namazın ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilen Prof. Dr. Mübeccel Belik Kıray'a son bir veda için gelenlerin arasında öğrencileri hatta öğrencilerinin öğrencileri vardı.
1980'li yıllarda Kıray'ın asistanlığını yapan Prof. Dr. Ayhan Aktar 'kelimenin tek anlamıyla Cumhuriyet kızıydı' diyor Kıray için:
"1962 yılında ilk şehir araştırması yaptı. Ondan sosyolojinin masa başında yapılan akıl yürütmeler bütünü olmadığını öğrendik. Saha çalışmalarını çok ciddiye alırdı. Ankara Dil Tarih mezunuydu. Behice Boran'ın, Muzaffer Şerif'in, Pertev Naili Boratav'ın öğrencisiydi. O kuşak tarafından yetiştirilmiş bir insandı. En temel özelliği rasyonel bir insan olmasıydı. Onun solculuğu, sosyalizmi bu rasyonelliğinin uzantısıydı. İşten yılmayan bir kadındı. Bir sürü ilki başardı. Toplumsal değişme Türkiye gibi ülkelerde nasıl olur, nasıl algılamak lazım, bütün bunlar üzerinde birçok çalışma yaptı."
Kıray'ın öğrencilerinden bir diğeri Prof. Dr İlhan Tekeli ise onu 'Türkiye'nin 2. Dünya Savaşı sonrasında yaşadığı büyük değişimin sosyoloğu' olarak tanımlıyor. Tekeli, 1961 yılında ODTÜ'de Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nde yüksek lisans öğrenimi görürken Kıray ile tanışmış:
"Onunla Türkiye'de sosyoloji saha araştırmasına, ampirik gözlemlere dayanan bir sosyoloji olarak yeniden doğdu. Bugün adını tanıdığımız önde gelen sosyologların çoğu Mübeccel hanımın öğrencisi olarak yetişmişlerdir. Köylülüğün çözülmesinden başlayarak kentlerdeki yeni grupların oluşmasını içeren bir eksen üzerinde açıklamalar geliştirdi. Sosyal değişmenin normal, beklenen, hızlandırılması gereken bir şey olduğunu, Türkiye'de en etkili bir şekilde o savundu. Mübeccel hanım bugün bizim bilim adamından beklediğimiz, standartlaştırdığımız, yayın sayısına indirdiğimiz bakış açısından çok farklı bir model ortaya koyuyordu. Çok disiplinli bir insandı. Bir gün bir toplantıyı yönetiyordu. Kürsüde Maliye Bakanı olan profesör vardı. Konuşmasının bitiş saati gelince Mübeccel hanım hatırlatma yaptı. Konuşma süresini aşıp konuşmaya devam etti. Mübeccel hanım kalktı ve adamın koluna girerek onu kürsüden indirdi. 10 yıl boyunca cumaları evinde toplandık, haftayı değerlendirdik. Türkiye'deki ilk kadın çalışmalarına, kadın probleminin ortaya konulmasını hem sosyolog olarak hem Cumhuriyet'in yetiştirdiği kadın olarak sahip çıktı."

Yeni bir şey söylüyor musun?
Bilgi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Murat Güvenç de "Ders anlatırken çok heyecanlı olurdu, kan ter içinde kalırdı" dedi. Prof Dr. Sevil Atauz, hocası Kıray'dan öğrediklerini tek cümleyle özetledi: "Yeni bir şey söylemiyorsan konuşmamayı ve yazmamayı öğretti."
Prof. Kıray'ın mezarı başına gelen biri daha vardı. O öğrencisi değildi, öğrencisinin öğrencisiydi. ODTÜ Sosyoloji mezunu, Boğaziçi Üniversitesi'nde doktorasını yapan Esin Öztürk, "Daha dün tesadüfen bir makalesini okudum. Bugün de öldüğünü öğrendim. Koştum geldim. Okuduğum bölümün kurucusuna vefa borcum olduğunu düşünüyorum" dedi.

PERİNÇEK: ASKERİ MAHKEME DOĞRU KARAR VERDİ

 

  Advertisement

PERİNÇEK:

 

ASKERİ MAHKEME DOĞRU KARAR VERDİİşçi Partisi Genel Başkanı

 

Doğu Perinçek, terör örgütü PKK mensuplarının, Hakkari'nin Yüksekova

 

ilçesine bağlı Dağlıca bölgesindeki saldırısı sırasında irtibat kesilen

 

8 askerin Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi tarafından

 

tutuklanmasının doğru bir karar olduğunu söyledi.

 

12.11.2007 - 00:04:00

AA 

 

 

**********************

 

İLGİNÇ BİR DESTEK

YORUMSUZ. 

FOYA FASÜLYESİ !

 FOYA FASÜLYESİ !

 

 


  FOYA FASÜLYESİ !
 
 


Son zamanlarda "bak sitemi yeniledim. Ne kadar güzel oldu değil mi?" diyen dostlarınıza dikkat edin. Bu çok eski bir Kızılderili numarasıdır. Fikir alıyormuş gibi yaparak inceden havanı atarsın. Var mısınız o dostlarınızın foyasını ortaya çıkaralım?

*Öncelikle şunu belirtelim 1.Kural kesinlikle Domain(Alan adı) satın alma işlemini kendiniz yapın.Kendi banka kartınızla satın alınan ve domain hesap bilgilerine sizin hakim olacağınız bir işlemden söz ediyoruz.(

FOYA 1: "Benim site çok güzel oldu". Güzel bir web sitesi sahibi olmak bir maharet değildir. Herkes işini iyi yapmak zorunda olduğu için. Bir site inşa ediliyorsa, bu zaten güzel olmak zorundadır.
"Bak bir buzdolabı yaptım, üstelik soğutuyor biliyor musun?" Ne kadar saçma öyle değil mi?

FOYA 2: "Bu zamanda enteresan site yaptırabilmek kolay değil" Bu da bir foya. Hem de nasıl…
O çok güzel olduğunu söylediği site, çok büyük ihtimalle bizim yaptığımız sitelerden biridir. Bizim ekip son zamanlarda biraz genişledi ve çok güzel siteler yaptık da ... 

FOYA 3: "Çok para harcadık ama değdi" de bir foya. Çünkü, biz o güzelim siteleri 500 - 800 YTL'ye mâl ettik.
Tabela yaptırmaktan daha ucuz. Üstelik bu tabelanın önünden bütün dünya geçiyor.

FOYA 4: "Çok uğraştık ama değdi". Biz müşterilerimizi hiç uğraştırmıyoruz ki? Tek yaptıkları onlara gönderdiğimiz formu doldurup bize e-posta olarak göndermek. Gerisini biz hallediyoruz.

FOYA 5: "Çok bekledik ama değdi". Biz yaptığımız sitelerin normalini 4 günde, kapsamlı projeleri ise 10-15 günde teslim ediyoruz. Kooperatif inşaatı değil ki bu aylarca bekleyelim.

FOYA 6: "Bak benim site ne kadar çabuk açılıyor". Sofistik Bilişim, herhangi bir aracı olmaksızın yayınlarını kendi sunucularından yaptığı için müşterilerimizin siteleri hiç beklemeden açılıyor bu doğru. Ama bu bizim de maharetimiz değil.
IBM teknolojisinin ürünü X serisi sunucu bilgisayarlarımıza ve Microsoft Windows 2003 R2 sunucu sistemimize borçluyuz bu durumu.
Ne demişler? Alet işler el övünür.

FOYA 7: "Benim site çok iyi hit alıyor". Bu tamamen yaratıcı fikirlerin mahareti. Müşterilerimizin web sitelerini sadece teknik olarak ele almıyoruz. Marka danışmanlarından, sitenin hedef kitlesini heyecanlandırmak konusunda destek alıyoruz.
Farklı fikirler her zaman ilgi çeker.
Size klasik bir "gel vatandaş gel, web siteye gel" deseydik, yazımızı halâ okuyor olur muydunuz? Bunu bir düşünün ...

.:Dondurulmuş Meyve,Sebze Ambalajlama:.

Standart .ondurulmuş Meyve,Sebze Ambalajlama:.
 
 
Birçok meyve ve sebze, daha uzun raf ömrüne sahip olabilmeleri amacıyla (-20C’de ortalama 6 ay) süpermarketin donmuş ürün reyonunda satışa sunulurlar. Üründe dondurma işlemiyle mikroorganizmaların gelişmesi önlenilmesine rağmen, biyokimyasal ve enzimatik bozulmalar meydana gelebilir.
Donmuş meyve ve sebzelerdeki kimyasal reaksiyonlar yavaş gerçekleşmesine rağmen, belli bir süre sonunda önemli hale gelirler. Donmuş meyve ve sebzelerde meydana gelen önemli kimyasal reaksiyonlar, C vitamininin (askorbik asit), beta karotenin, antosiyoninlerin, klorofiller ve flavanoidler gibi diğer pigmentlerin oksidasyonunu içerir. Bu reaksiyonlar donmuş ürünün lezzet, renk ve besin değeri kaybına uğramasıyla sonuçlanır. Bu oksidatif reaksiyonların çoğu enzimler tarafından katalizlenir. Bu nedenle, birçok meyve ve sebze, bu enzimleri inaktif hale getirmek için, dondurma işlemi öncesi haşlanır. Ama yinede oksijen ve ışık varlığında, bu enzimler olmasa da, kimyasal bozulma meydana gelebilir.
Donmuş meyve ve sebzeler mikrobiyolojik, enzimatik ve bazen kimyasal olarak stabil durumda olmalarına rağmen, depolanma ve satış esnasında maksimum kaliteyi temin edebilmek için bu ürünlerin uygun şekilde ambalajlanması gerekir. Donma yanığına bağlı olan fiziksel bozulma, dondurulmuş ürünlerdeki en önemli olaydır
Donmuş meyve, sebzelerin depolanması esnasında bu olumsuz değişikliklerin minimize edilmesi amacıyla uygun ambalajlama materyali ve teknolojisi kullanılmalıdır.


Donmuş meyve ve sebzeler için ambalajlama materyalinin taşıması gereken özellikler şu şekildedir:

? Ambalajlama materyali nem geçirmemeli, mümkünse ışık ve O2 içinde geçirmezlik özelliği taşımalıdır.
? Donmuş ürünün şekline uyum sağlayabilmesi ve az yer kaplaması için ambalajlama materyali esnek olmalıdır.
? Ambalajlama materyali, uzun süreli donmuş depolamada kolaylıkla kırılmamalı ve bozulmamalıdır.
? Ambalajlama materyali, delinmeye dirençli, sızdırmaz özellikte ve su geçirmez olmalıdır.
? Ambalajlama materyali ürüne herhangi bir aroma bulaşmasına veya koku sinmesine izin vermemelidir.
? Estetik açıdan memnun edici olmalı, düşük maliyette temin edilebilmelidir.
Donmuş meyve ve sebzelerin uzun süreli depolanmasında plastik ambalajlar kullanılabilir.

Plastik ambalaj:

Karnabahar, brokoli, bezelye, mısır, Brüksel lahanası, fasulye gibi sebzeler ve çilek, vişne gibi meyveler genelde çok farklı boyutlarda plastik ambalajlarda paketlenir. Bu tip ambalajlar içim en sık kullanılan malzeme düşük yoğunluklu polietilendir (LDPE). LDPE hidrofobik ve kısmen kristal yapıda bir polimer filmdir. LDPE’nin hidrofobik yapısı ona, donmuş ürünler için çok önemli olan yüksek su geçirmezlik özelliği kazandırır. Bu sayede donma yanığı engellenmiş olur. Ayrıca suyun absorbe edilmesini ve filmin iç tabakalarında buz kristallerinin oluşumunu önler. LDPE, su geçirmezlik özelliğinden dolayı ürünün çözülmesi esnasında serbest kalan suya karşı dirençlidir. Bunun yanında aside karşı da dirençli olan LDPE, asit içeren meyveler için ideal bir ambalajlama materyalidir. Amorf bir yapıya sahip olduğundan düşük sıcaklıklarda esneme özelliğine sahiptir. Böylece materyal ürünün şeklini alabilir ve paketteki havanın bertaraf edilmesi sağlanır. Bu esneklik aynı zamanda depolama sırasında filmin yırtılmamasını, hasar görmemesini de sağlar. LDPE kokuyu geçirmez, toksik değildir ve piyasadaki en ucuz polimerlerden bir tanesidir.
LDPE’nin en önemli dezavantajı yüksek ışık ve oksijen geçirgenlik özelliğidir. Bu ışığın katalizlediği oksidatif reaksiyonlar açısından büyük bir olumsuzluktur. Işık geçirgenlik özelliği filme U.V. absorbe ediciler katılarak engellenebilir. LDPE gaz geçirmezlik açısından oldukça kötü bir yapıya sahiptir, fakat bu donmuş depolama sıcaklıklarında herhangi bir soruna sebep olmaz. Esnek olması nedeniyle içerdiği ürünleri mekanik darbelerden iyi koruyamaz. Ayrıca. LDPE’den yapılan ambalajların birbiri üzerinde kayna eğilimleri oldukça fazladır. Bu ise ürünlerin istiflenmesini zorlaştırır.
Donmuş meyve-sebzeler için diğer ambalajlama sistemleri;
? İçinde kağıttan yapılmış kutu bulunan PET ambalaj
? Naylon / PET / HDPE karışımı
? HDPE / EVA karışımı
? EVA / LDPE / EVA karışımıdır.
PET veya naylon/PET/HDPE laminasyonlu ambalajlar yüksek sıcaklığa dayanıklı olduklarından sebzelerin ambalajları ile beraber kaynatılmasını sağlarlar.
Donmuş meyve ve sebzeler büyük satış merkezlerine yığın şeklindeki ambalajlarla dağıtılırlar. Bu durumda yüksek gerilme kuvvetine dayanıklı olan EVA ve HDPE karışımları kullanılmalıdır. Bu materyal aynı zamanda ürün için mükemmel bir nem bariyeri sağlarlar.

Polietilen Hakkında Genel Bilgi:
Polietilen, naftanın parçalanmasıyla oluşan etilenin polimerizasyonu sonucunda elde edilen bir polimerdir. Ancak polietilen polimeri sadece etilen monomerinin değil, etilenin diğer monomerlerle birlikte polimerizasyonundan da elde edilir.
Polietilen, üretim yöntemine göre şu şekilde sınıflandırılır:
? Yüksek basınç polietileni Alçak yoğunluklu polietilen (LDPE; 0,917-0,924 g/cm3)
? Orta basınç polietileni Orta yoğunluklu polietilen (MDPE; 0,925-0,935 g/cm3)
? Alçak basınç polietileni Yüksek yoğunluklu polietilen (HDPE; 0,936-0,960 g/cm3)
Polietilenin özelliklerini etkileyen en önemli yapısal özellikleri: Ortalama molekül ağırlığı, molekül ağırlığı dağılımı ve yoğunluktur. Polietilenin sertlik, çekme gerilimi, yumuşama sıcaklığı ve kırılganlık gibi temel özellikleri, yoğunluğun artmasına paralel olarak artar. Uzama ve çarpma dirençleri ise, yoğunlukla ters bir değişim gösterir. Bu yapısal özellikler üretimde kullanılan hammaddeler ve üretim koşulları ile belirlenir.
Polietilenin yumuşama sıcaklığı genelde 80-130°C arasındadır. Erime sıcaklıkları ise, yoğunluğu 0,92 g/cm3 olan esnek polietilenler için 114-116°C; yoğunluğu 0,96 g/cm3 olan sert polietilenler için134-137°C’dir.
Polietilenler renksiz, hemen hemen tatsız ve kokusuzdurlar. Polimerler arasında en inert ve dengeli olanlardandır. Tuzlar, asitler ve bazların sulu çözeltilerine dayanıklıdırlar. Buna karşın derişik oksidan asitler tarafından bozulurlar. Etki süresine ve sıcaklığa bağlı olmakla beraber yağa dirençleri yetersizdir. Soğuğa dayanıklıdırlar. Su buharını pek geçirmezler ve fakat gazlar, aromalar ve yağa karşı orta düzeyde geçirmezlik gösterirler.
Dondurulmuş meyve sebzelerin ambalajlanmasında daha çok alçak yoğunluklu polietilen (LDPE; 0,915-0,924 g/cm3) kullanılmaktadır. Alçak yoğunluklu polietilen, etilen gazının yüksek basınç altında ve yüksek sıcaklıklarda (200-350°C) serbest radikal tipi başlatıcı ile polimerleştirilmesi yoluyla (radikalik polimerizasyon) elde edilir. LDPE folyo halinde 15-250 mm kalınlıklarda kullanılır ve son derece önemli bir kaplama malzemesidir. LDPE amorf ve dallı budaklı bir yapıya sahiptir. Genelde renksiz, yarı saydam, esnek, kokusuz, tatsız bir plastiktir. Kolaylıkla ısıl yapışması en önemli özelliklerinden biridir. Ayrıca yırtılmaya dirençli olması, su buharı geçirgenliğinin azlığı ve düşük derecelerde esnekliklerini önemli ölçüde korumaları gibi olumlu özelliklere de sahiptir. Ancak aroma, karbondioksit ve oksijen geçirgenlikleri yüksektir. Yağa direnci de azdır. LDPE hem ucuz, hem de düşük sıcaklık derecelerine (-60°C-+90°C) dayanıklı olduğu için, dondurulmuş meyve sebzelerin ambalajlanmasında doğrudan kullanılmaktadır.


Ambalaj Yöntemi Seçimi:


Ambalaj modelinin seçiminde ürün teknik özellikleri ile ambalaj maliyeti ve hedef pazar analizleri çok iyi yapılarak değerlendirilmelidir. Bu değerlendirme içinde pazar araştırmalarına, ürün için yapılan bilimsel çalışma sonuçlarına, sürekli kendini yenileyebilen ambalaj teknolojisine ihtiyaç duyulacaktır.
Gelişen teknolojiye paralel olarak, gıda prosesinde; raf ömrü kimyasallar kullanılmadan uzatılmış gıdalar için geliştirilen yeni yöntem ve teknikler uygun ambalaj sistemleri ile entegre edilerek tüketici talep ve istekleri kolayca karşılanabilmektedir.
Modern gıda endüstrisi zincirinde proses ve ambalaj iki önemli halkayı oluşturmaktadır. Entegre gıda proses ve ambalaj sistemleri ile gıda ürünlerinde tartışılmaz bir hijyen seviyesi ve kaliteye ulaşmak mümkün olmaktadır. Yine bu sistemler sayesinde, yeni tüketici istek ve gereksinimlerine cevap verebilecek esnekliğe ulaşılırken, maliyetleri düşürebilmek ve sıkı çevre kurallarına uyum sağlamak her gün artan rekabet koşullarıyla mücadele etme imkanı da sağlamaktadır.
__________________

KOLERA VERSİON SAGOPA VERSİON

KOLERA VERSİON

Dik bir yokuş hayat,başında azrailiyle bekleyen
Azrail melekten korkma! O bir emri yerine getiren
Terbiyelen ahdini hatırla,kıyametten önce bir
Kıyamet kopsa Allah'ım şükür sana,kavuş bana..

Her gün korkuyu tanıdığım ilk günüm,
Her dün sana yaklaştığım bir bölüm,
Her hüzün sorularıma bir çözüm ,
Sana yürüdüm Hak sürüm sürüm,
Kalbim saklı kalmış bir cürüm..

Ey benim başımı alıp duvarlara vuran gönülüm
Sen her böyle yaptığında bin parçaya bölündüm
Düşünmezmi kimse,kim kendini küçük düşürdü?
Küçüğüm çünkü kalbim büyüdükçe beden küçüldü
Estir yelleri,hüznün bitsin dertleri
Sen dağıtmazsan gitmez acının küçük fertleri
Cümle cümle anlatmakla bitmez sabır halleri
Sanma tabiat ana, bunlar Rabbin kızgın selleri
Her gördüğünü hayra yorma,şükret yaz ayında donma
ßuruk açlık düştü karna,bomboş iş üstünde durma
Vurana kadar kaçar turna,harcanmamalı zaman boyna
Kara hain girer koyna,söylediğine uyma
ßunu masal mı sandın?
Etkilemez ölüm beni inan hiç
Beni inan hiç omuzumdaki yükleri sal dünya
Yan gönül yan
Kalpten düştü yaşama sevincim inan
Sevincim inan kalpten düştü kıyım yakın artık
Bunu oyun mu sandın?
Hileni ancak kendine yedirirsin sen
Yedirirsin,yedirirsin ye de bitir git artık..
Pes ettim mi sandın?
Taarruzumun yönünü sen ne bilirsin?
Sen ne bilirsin sen neyi bildin ki,yönümü bileceksin?

SAGOPA VERSİON

Sahte tüfeği kafama dayamış korkmamı bekliyorsun
Düşüncemin geldiği yere git!...Kendine yer kap!...
ßurası benim ilim yerim,kendimle ilgili sorunum varsa
ßırak doktorum olan "ben" uğraşayım.
Şeytan yoluna girişleri annem keserdi,giremezdim.
ßaßam için cennet gerekli,ben hep bunu bildim.
İçimdeki ateşle oynamaktan yanıyor içim.
Ve birgün memleketten 750 km ileri gittim.
Yarın için bir defans taktiği bulmalıyım.
Çok kişiyi öldürdüm,cesetlerinde parmak izim yoktu.
Soğukluk içimi ürpertti,damar kanım dondu.
ßu yeniden başlamasından korktuğum kaçıncı sondu?
Canım yandığında birkaç hafta bağırdım!...
Fırçayı elime aldığımda ilkin anılarımı boyarım.
Gelecek adına hiçbir hayali resme dökemez parmaklarım.
İçimde iyiliklerimin dedikodusunu yapan şeytanlarım.
Zaman akıp gittikçe gözlerim daha çok doluyor.
Vakit gider gelmez,işte bu canımı çok sıkıyor.
Hata ve yanlışlarım çırılçıplak,o kadar utanç vericiki!..
ßenim böyle olmamam gerekirdi...

KOLERA VERSİON

Bunu masal mı sandın?
Etkilemez ölüm beni inan hiç
Beni inan hiç omuzumdaki yükleri sal dünya
Yan gönül yan
Kalpten düştü yaşama sevincim inan
Sevincim inan kalpten düştü kıyım yakın artık
Bunu oyun mu sandın?
Hileni ancak kendine yedirirsin sen
Yedirirsin,yedirirsin ye de bitir git artık
Pes ettim mi sandın?
Taarruzumun yönünü sen ne bilirsin?
Sen ne bilirsin sen neyi bildin ki,yönümü bileceksin?

Xmen 3 The Last Stand 2007 Avi

 


 


http://rapidshare.com/files/2190693/xmen...0.avi.html
http://rapidshare.com/files/2195542/xmen...0.avi.html

Rar Şifresi : iso1980

 

Zor Ölüm 4 Avi 2007

 
 

Takva 2007 3gp takvâ'lı ceb telefonlarınız olsun. :))))

 
 

Çılgın Motorcular ( Wild Hogs ) 2007 Avi bir ilk daha

 
 
 

Şeref ve Cesaret 2002 Avi Türkçe

 
 
Şeref ve Cesaret 2002 Avi Türkçe
 
ip-location