Beco hocayı öğrencileri anlattı
|
|
Türkiye'de sosyal bilimler alanında önce isim Prof. Mübeccel Kıray
(sağda), Prof. Dr. Deniz Kandiyoti ve Prof. Dr. Ayhan Aktar ile. |
11/11/2007 (835 kişi okudu)
RADİKAL - İSTANBUL - ODTÜ Sosyoloji
Bölümü'nün kurucusu 'sosyoloji duayeni' Prof. Dr. Mübeccel Kıray'ı son
yolculuğuna öğrencileri yalnız bırakmadı. 1923 yılında Türkiye
Cumhuriyeti'yle birlikte doğan Prof. Dr. Mübeccel Kıray, dün Atatürk'ün
69'uncu ölüm yıldönümünde uğurlandı.
Levent Camii'nde kılınan namazın ardından Zincirlikuyu
Mezarlığı'nda toprağa verilen Prof. Dr. Mübeccel Belik Kıray'a son bir
veda için gelenlerin arasında öğrencileri hatta öğrencilerinin
öğrencileri vardı.
1980'li yıllarda Kıray'ın asistanlığını yapan Prof. Dr. Ayhan
Aktar 'kelimenin tek anlamıyla Cumhuriyet kızıydı' diyor Kıray için:
"1962 yılında ilk şehir araştırması yaptı. Ondan sosyolojinin
masa başında yapılan akıl yürütmeler bütünü olmadığını öğrendik. Saha
çalışmalarını çok ciddiye alırdı. Ankara Dil Tarih mezunuydu. Behice
Boran'ın, Muzaffer Şerif'in, Pertev Naili Boratav'ın öğrencisiydi. O
kuşak tarafından yetiştirilmiş bir insandı. En temel özelliği rasyonel
bir insan olmasıydı. Onun solculuğu, sosyalizmi bu rasyonelliğinin
uzantısıydı. İşten yılmayan bir kadındı. Bir sürü ilki başardı.
Toplumsal değişme Türkiye gibi ülkelerde nasıl olur, nasıl algılamak
lazım, bütün bunlar üzerinde birçok çalışma yaptı."
Kıray'ın öğrencilerinden bir diğeri Prof. Dr İlhan Tekeli ise onu
'Türkiye'nin 2. Dünya Savaşı sonrasında yaşadığı büyük değişimin
sosyoloğu' olarak tanımlıyor. Tekeli, 1961 yılında ODTÜ'de Şehir ve
Bölge Planlama Bölümü'nde yüksek lisans öğrenimi görürken Kıray ile
tanışmış:
"Onunla Türkiye'de sosyoloji saha araştırmasına, ampirik
gözlemlere dayanan bir sosyoloji olarak yeniden doğdu. Bugün adını
tanıdığımız önde gelen sosyologların çoğu Mübeccel hanımın öğrencisi
olarak yetişmişlerdir. Köylülüğün çözülmesinden başlayarak kentlerdeki
yeni grupların oluşmasını içeren bir eksen üzerinde açıklamalar
geliştirdi. Sosyal değişmenin normal, beklenen, hızlandırılması gereken
bir şey olduğunu, Türkiye'de en etkili bir şekilde o savundu. Mübeccel
hanım bugün bizim bilim adamından beklediğimiz, standartlaştırdığımız,
yayın sayısına indirdiğimiz bakış açısından çok farklı bir model ortaya
koyuyordu. Çok disiplinli bir insandı. Bir gün bir toplantıyı
yönetiyordu. Kürsüde Maliye Bakanı olan profesör vardı. Konuşmasının
bitiş saati gelince Mübeccel hanım hatırlatma yaptı. Konuşma süresini
aşıp konuşmaya devam etti. Mübeccel hanım kalktı ve adamın koluna
girerek onu kürsüden indirdi. 10 yıl boyunca cumaları evinde toplandık,
haftayı değerlendirdik. Türkiye'deki ilk kadın çalışmalarına, kadın
probleminin ortaya konulmasını hem sosyolog olarak hem Cumhuriyet'in
yetiştirdiği kadın olarak sahip çıktı."
Yeni bir şey söylüyor musun?
Bilgi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Murat Güvenç de "Ders
anlatırken çok heyecanlı olurdu, kan ter içinde kalırdı" dedi. Prof Dr.
Sevil Atauz, hocası Kıray'dan öğrediklerini tek cümleyle özetledi:
"Yeni bir şey söylemiyorsan konuşmamayı ve yazmamayı öğretti."
Prof. Kıray'ın mezarı başına gelen biri daha vardı. O öğrencisi
değildi, öğrencisinin öğrencisiydi. ODTÜ Sosyoloji mezunu, Boğaziçi
Üniversitesi'nde doktorasını yapan Esin Öztürk, "Daha dün tesadüfen bir
makalesini okudum. Bugün de öldüğünü öğrendim. Koştum geldim. Okuduğum
bölümün kurucusuna vefa borcum olduğunu düşünüyorum" dedi.





