Doğru tanımlayalım
Bir
terör saldırısı arkasında bir çok acılar bırakır ve bu konuda sayısız
trajik hikayeler yazılabilir ve söylenebilir. Teröre müsamaha
gösterenler eğer Kürt sorunu çözülseydi bu acılar yaşanmazdı diyerek
suçu başka yerlerde arar. Onlara göre dünyanın tek sorunu budur ve
insanları, demokrasinin ve insan haklarının gereği saydıkları bu
problemi anlayanlar ve anlamayanlar olarak ikiye ayırırlar. Nereniz
ağrıyorsa oranın tedavisinin sağlığınıza kavuşturacağını sanırsınız.
Olaylara
bu açıdan bakanlara söylenecek pek fazla bir şey yoktur. Şikayeti haklı
olabilir ve herkes sayısız şikayet konusu bulabilir. Ancak bu bakış
açısı, çoğunlukla şikayet konusu da dahil, hiçbir sorunu çözmez. Mesela
bir Iraklı Saddam’ın yönetiminden şikayetçi olabilirdi ama şimdi tüm
sorunların anlamını yitirdiği ve hayatta kalmanın tek hedef olduğu bir
ortamda yaşam savaşı veriyor.
Medyamızda PKK dışında bir
tartışma konusu pek fazla yer bulmuyor.
Ne olduğu, kimin tarafından
yönetildiği bile doğru dürüst bilinmeyen bir örgüt hayatımızın her
alanını kaplıyor. Çağımızın en üst düzeyi sayılabilecek bir zirvenin
ana konusunu teşkil ettiği düşünülüyor.
ABD tarafının bunu
kitleleri yönlendirmek için kullandığını biliyorum ama bizim bu
konudaki düşüncemizin ne olduğu hakkında kesin bir kanaate sahip
değilim. Çünkü olayları parçalara ayırıp her birini bağımsız olarak
incelemek gibi alışkanlığım yok. Yani tek başına bir PKK sorunu
olduğunu, bunun diğer gelişmelerin dışında bağımsız bir olay olduğunu
düşünmüyorum.
Önce bütünün ne olduğunu, çatışmanın taraf ve
sebeplerini arıyorum. Sonra hedefe ulaşmak için hangi araçların
kullanıldığını ve şu anda mücadelenin hangi aşamasında bulunduğumuzu
anlamaya çalışıyorum. Vardığım sonuç mücadelede başlıca iki silah
kullanıldığı, bunların terör ve ekonomi olduğudur.
Ekonomik
alanda büyük bir güç değişimi yaşandığını gözlüyorum. Dünyadaki
tasarrufları kontrol eden küresel sermayenin ağırlığı azalıyor ve
finans kesiminde ciddi daralmalar gözleniyor. Buna karşılık petrol
gelirlerinde piyasa şartlarına bağlı olmadan gerçekleşen artışlar yeni
bir sermaye oluşumuna yol açıyor ve bunu kontrol eden güçler eskisinden
farklı. Bush yönetimi ve onunla birlikte hareket eden petrol
şirketleri, Rusya ve petrol ihraç eden devletler yeni ekonomik gücü
ellerinde tutuyor. Bu siyasal gücün el değiştirmesi sonucunu doğuruyor.
Doların değer kaybetmesi, sanıldığının aksine, ABD’nin hem
yükümlülüklerinin değerini hem de dış ticaret açığını azalttığı için
olumlu sonuçlar yaratıyor. Avrupa ve Uzakdoğu ülkeleri kaybeden taraf
oluyor.
Terör bir çok operasyona gerekçe hazırladı ama artık
buna gerek kalmadı. Radikal İslam terörü açılması gereken bütün
kapıları açtı ve artık sahneyi terk etmesi gerekiyor. Kürt terörü, Kürt
kimliğinin kabullenilmesiyle görevini yaptı ve artık tasfiyesi
gerekiyor. Radikal İslam teröründe finansmanı sağlayan Suudi Arabistan
ve kadroları sağlayan Pakistan’ı yeni roller bekliyor. Müşerref yerini
Bhutto’ya terk ediyor ve Suudiler bölgedeki ülkelere küresel sermeyenin
zayıflamasıyla doğan açığı kapatıyor. İşlevi biten kızağa çekilecek.
Teröristlere iyi istirahatlar dilerim.
**********
muhalefet denenlerin diğer meselelere cevabları var mı ki !!!
|